İnsanın içinde, çoğu zaman fark ettiğinden çok daha büyük bir güç vardır. Ancak bu potansiyelin var olması, onu kullanacağımız anlamına gelmez. Bazen korkularımız, bazen alışkanlıklarımız, bazen de “yapamam” düşüncesi içimizdeki kapıları sessizce kilitler. En büyük bariyer, çoğu zaman görünmeyen zihinsel bariyerler ve hatalı zihin kodlamalarıdır.
En Büyük Engel Zihnimizde
Daha net bir ifade ile en büyük engel çoğu zaman dışarıda değil, zihnimizdedir. Başarısız olmaktan korkar, eleştirilmekten çekinir, konfor alanımızdan çıkmak istemeyiz. Böylece yapabileceklerimizin sınırını, yapmaya cesaret ettiklerimiz belirler.
Oysa hiçbir doğuma tebessüm eşlik etmez.
“İnsan, çoğu zaman zincirlerini demirden değil, düşüncelerinden yapar.”
Bir başka engel de sürekli ertelemektir. “Daha uygun bir zaman”, “biraz daha hazır olayım” derken hayat ilerler. Oysa mükemmel zaman çoğu zaman gelmez; insan zamanı beklemek yerine zamanın içinde cesaret etmeyi öğrenir.
“Potansiyel, kullanılmadığında yetenek değil, sessiz bir ihtimaldir.”
Kendimizi Başkalarıyla Kıyaslamak
Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak da içimizdeki gücü tüketir. Her insanın yolu, zamanı ve hikâyesi farklıdır. Başkasının zirvesine bakıp kendi başlangıcımızı küçümsemek, kendimize yaptığımız en büyük haksızlıklardan biridir.
Belki de içimizdeki potansiyeli tamamen kullanmak, bir anda bambaşka birine dönüşmek değildir. Her gün biraz daha cesur olmak, bir adım atmak, hata yapmaktan korkmamak ve kendimize inanmayı öğrenmektir.
Çünkü insanın gerçek sınırı, çoğu zaman sahip oldukları değil, kendine biçtiği sınırdır.
“İçindeki ışığı büyütmeyen, karanlığın ne kadar büyük olduğunu tartışmakla yetinir.”
Belki bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Yapamayacağım için mi duruyorum, yoksa yapabileceğime henüz inanmadığım için mi?”
Cevabımız, potansiyelimizin kapısını açan ilk anahtar olabilir.
İmpala ve Görünmeyen Duvar
İmpala denen bir hayvan var. Doğal alanında 3 metre yukarı ve 9-10 metre ileri zıplayabiliyor. Ancak aynı impala bir hayvanat bahçesine konulduğunda 1 metrelik duvarı atlamaktan imtina ediyor.
Bunu yapamamasının nedeni asla potansiyelinin olmaması değildir. Duvarın arkasını göremeyişi ve risk iştahının onu içten içe manipüle etmesidir. Bu korkusunu da özgürlüğüyle öder.
İnsan da ya kendisine öğretilen “Duvarın bu tarafında kal”, “Ne gerek var”, “Bir lokma bir hırka” gibi son derece pasifleştirici zihin kodlamalarının bedelini, ömrünü başka birinin veya birilerinin hayalinin figüranı olarak geçirerek öder.
İleriyi Görebilmek
Son model arabalarda dahi uzun farlar 150-200 metre ileriyi gösterir. Gidilecek 1000 kilometrelik yolun tamamını bir anda aydınlatacak far yoktur ve bunu beklemek de beyhude bir bekleyiştir.
Önemli olan, yolun tamamını bir anda görebilmek değil; önümüzde aydınlanan mesafeyi görebildiğimiz hâlde ilerlemeye cesaret edebilmektir.
Potansiyeli Gerçeğe Dönüştürmek
Sistem, plan, vizyon, girişimci ruh, niyet ve gayret…
Bu yolu yürürken elimizde tutacağımız tesbihin taneleri olmalı.
BilgeGo Group
Akıl. Güç. Gelecek.
Bilgiyi Harekete Dönüştürüyoruz.
